Selamlar...
İlk sayfam olacak,ama artık paylaşmak biraz olsun rahatlatacak (Sanırım)
İç dünyamda gerçekten tırsağın tekiyim,fakat bu benim aynı zamanda tetikleyicimdir,bir yerden sonra yeter artık deyip ne olacaksa önünü açıyorm,akıp gidiyor.
Bu yazım da öyle olacak.
Tartışmalar beni gerçekten yıpratır,ama hiç kendimi geri alamam. Hele ki sonuna doğru çok öfkelenirim. Benim karşımda fikir sunduğundan değil, aşağıda yazdığım duruma düştüğüm için...
insanoğlu
savunmacı yapıdadır.asla bu kendi savunma yapısını kıramaz. doğrular
çoktur,tek gerçek olan mutlaktır. insan kendine uygun doğruyu alır,başka
birisi başka doğru ile onun doğrusunu zorladığında (zorladığında
diyorum çünkü insan kendi doğrusu haricini asla kabul etmez,karşısındaki
de kendi bildiğini doğru bildiğinden onu dayatır/zorlar) insan hemen
savunma duvarını çeker,onun arkasından karşılık verir. halbuki savunma
duvarını kaldırıp karşısındakinin doğrusunun içine girdiğinde,ondan
çıkıp başkasının doğrusuna girdiğinde,hatta doğrulara girmeyi geçtim,o
savunma duvarını kendinden yüksek tutmaktan vazgeçip o duvarın üstüne
çıkarak şöööyle bir diğer doğruları taradığında,aslında hepsinin
gerçeğin birer parçası olduğunu,ama tek tek sadece ayrışmaya yaradığını
farkeder. bu tıpkı hiç fil görmemiş körlerin hikayesine benziyor: biri
filin kulağını tutar "bu yelpazeye benzer" der, biri sivri dişlerini
tutar "mızrağa benzer" der, biri burnunu tutar
"yılana benzer" der vs... işin aslı: hepsi de kendilerin körlükle
sınırlamış ve kendilerini rahatlatacak ilk doğru olasılığına
yapışmıştır... halbuki gerçek,hepsinin bir araya getireceği doğrudan
oluşacaktır...
geçen arkadaş bir konu hakkında yazmıştı:
-((günümüzde islamiyet ve kuran-ı kerim i sevmeyen veya agnostik takılan adamlar,kutsal kitabımızı şöyle yorumluyor:
misal ayetin biri: "tüm elmalar tatlıdır" derken başka bir ayet:"yeşil
elma ekşidir" diyor. demek ki kuran kendi içinde çelişiyor...
güya
kendi kendini mutlu ediyor arkadaş. halbuki kuran-ı kerim bir bütündür.
bu iki ayeti ayrı ayrı değil bir bütün olarak düşünmek zorundasın. bir
yerde genelleme yaparken,diğer yerde (herşeyde olduğu gibi) istisna ve
kusurundan bahsediyor. yani hem elmaların tatlılığı hem de yeşil elmanın
ekşiliği doğrudur asıl gerçek ise:
"tüm elmalar tatlıdır ancak yeşil elma ekşidir" oluyor...))
yeterince açık anlatmış zaten. ben dahil bu tip ön yargıları kırmakta
zorlanıyorum.tüm insanlar malesef böyle bir şartlandırmaya tabi
tutulmuş. bu sınırlara da özgürlük denmiş... insanlara öyle şartlanmalar
öyle sürülmüş ki,isteyen özgürlük adına istediği yere çekebiliyor...
gün gelir,önce fikirlerden başlayarak "tüketim" insanlığı olmaktan
çıkıp, tamamen "üretim" insanlığına döneriz inşallah.tüm -izm ler
dahil,tüm fikir çeşitleri bizim farkılılığımızdan ziyade bizi
birleştirip biz yapan şeyler olduğunu anladığımız gün,bizi kimse
yıkamayacaktır...
(içimden gelenler...)
Kimseye birşey beğendirme gibi bir niyetim yok. Ama bana birşey anlatmak isteyen adam,başkasının lafı ile veya kendi fikrinin çoğunlukla desteklenmesi ile geldiğinde bunu kendime yediremem. bana elle tutulacak ve benim araştırabileceğim fikirle gelirse,ne olduğunu veya olmadığını ben de bilebilirim sonuçta...
Gün gelir,gözün uyandığı gibi kalp de uyanır.İnşallah diyelim,Allah (C.C.) Yoluna girmeye çabalayalım...
Vesselam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder