13 Ekim 2012 Cumartesi

Doğrular ve Gerçek

Selamlar...
İlk sayfam olacak,ama artık paylaşmak biraz olsun rahatlatacak (Sanırım)
İç dünyamda gerçekten tırsağın tekiyim,fakat bu benim aynı zamanda tetikleyicimdir,bir yerden sonra yeter artık deyip  ne olacaksa önünü açıyorm,akıp gidiyor. Bu yazım da öyle olacak.
Tartışmalar beni gerçekten yıpratır,ama hiç kendimi geri alamam. Hele ki sonuna doğru çok öfkelenirim. Benim karşımda fikir sunduğundan değil, aşağıda yazdığım duruma düştüğüm için...


insanoğlu savunmacı yapıdadır.asla bu kendi savunma yapısını kıramaz. doğrular çoktur,tek gerçek olan mutlaktır. insan kendine uygun doğruyu alır,başka birisi başka doğru ile onun doğrusunu zorladığında (zorladığında diyorum çünkü insan kendi doğrusu haricini asla kabul etmez,karşısındaki de kendi bildiğini doğru bildiğinden onu dayatır/zorlar) insan hemen savunma duvarını çeker,onun arkasından karşılık verir. halbuki savunma duvarını kaldırıp karşısındakinin doğrusunun içine girdiğinde,ondan çıkıp başkasının doğrusuna girdiğinde,hatta doğrulara girmeyi geçtim,o savunma duvarını kendinden yüksek tutmaktan vazgeçip o duvarın üstüne çıkarak şöööyle bir diğer doğruları taradığında,aslında hepsinin gerçeğin birer parçası olduğunu,ama tek tek sadece ayrışmaya yaradığını farkeder. bu tıpkı hiç fil görmemiş körlerin hikayesine benziyor: biri filin kulağını tutar "bu yelpazeye benzer" der, biri sivri dişlerini tutar "mızrağa benzer" der, biri burnunu tutar
"yılana benzer" der vs... işin aslı: hepsi de kendilerin körlükle sınırlamış ve kendilerini rahatlatacak ilk doğru olasılığına yapışmıştır... halbuki gerçek,hepsinin bir araya getireceği doğrudan oluşacaktır...
geçen arkadaş bir konu hakkında yazmıştı:
-((günümüzde islamiyet ve kuran-ı kerim i sevmeyen veya agnostik takılan adamlar,kutsal kitabımızı şöyle yorumluyor:
misal ayetin biri: "tüm elmalar tatlıdır" derken başka bir ayet:"yeşil elma ekşidir" diyor. demek ki kuran kendi içinde çelişiyor...
güya kendi kendini mutlu ediyor arkadaş. halbuki kuran-ı kerim bir bütündür. bu iki ayeti ayrı ayrı değil bir bütün olarak düşünmek zorundasın. bir yerde genelleme yaparken,diğer yerde (herşeyde olduğu gibi) istisna ve kusurundan bahsediyor. yani hem elmaların tatlılığı hem de yeşil elmanın ekşiliği doğrudur asıl gerçek ise:
"tüm elmalar tatlıdır ancak yeşil elma ekşidir" oluyor...))
yeterince açık anlatmış zaten. ben dahil bu tip ön yargıları kırmakta zorlanıyorum.tüm insanlar malesef böyle bir şartlandırmaya tabi tutulmuş. bu sınırlara da özgürlük denmiş... insanlara öyle şartlanmalar öyle sürülmüş ki,isteyen özgürlük adına istediği yere çekebiliyor...
gün gelir,önce fikirlerden başlayarak "tüketim" insanlığı olmaktan çıkıp, tamamen "üretim" insanlığına döneriz inşallah.tüm -izm ler dahil,tüm fikir çeşitleri bizim farkılılığımızdan ziyade bizi birleştirip biz yapan şeyler olduğunu anladığımız gün,bizi kimse yıkamayacaktır...
(içimden gelenler...)
Kimseye birşey beğendirme gibi bir niyetim yok. Ama bana birşey anlatmak isteyen adam,başkasının lafı ile veya kendi fikrinin çoğunlukla desteklenmesi ile geldiğinde bunu kendime yediremem. bana elle tutulacak ve benim araştırabileceğim fikirle gelirse,ne olduğunu veya olmadığını ben de bilebilirim sonuçta...

Gün gelir,gözün uyandığı gibi kalp de uyanır.İnşallah diyelim,Allah (C.C.) Yoluna girmeye çabalayalım...

Vesselam...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder